Kızılderililerden Doğaya Dair Bilge Sözler

 
  • “Doğa içsel bilgeliğimizi anlamamız için bir ışık görevi üstlenir. Onun huzurlu kollarında, içsel ibadetimiz için gerekli her şey mevcuttur.” -Sambia Kabilesi
  • “Yeryüzünün sonuna gittim. Suların sonuna gittim. Gökyüzünün sonuna gittim.Dağların sonuna gittim.Arkadaşım olmayan bir şey bulamadım.” – Navajo Kabilesi
  • “Doğa, sıcak kolları ve hoyrat nefesiyle tüm benliğimizi sarar ve öyle güçleniriz.”  – Derijo Kabilesi
  • “Yeryüzüne iyi davranın. 0 atalarınızdan miras kalmadı, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız.” – Kijaro Kabilesi
  • “Bizim eski inancımıza göre, toprakta büyümüş olanı oradan söküp almak yanlıştı. Onlar kesilebilirdi ama sökülemezdi. Bizler, ağaçların ve çimenlerin ruhu olduğunu kabul ederiz. İyi bir Kızılderili ne zaman onlardan bir kısmını kesecek olsa, çok kederlenir; ihtiyacı nedeniyle kestiği için, dua edip af dilerdi.” – Cheyenne Kabilesi.
  • “Doğadan öğrenemeyeceğiniz hiçbir şey yoktur. İnançlarımızı bu doğrultuda yaşar, bize bilgelik etmesi için şükranlarımızı sunarız.” – Selila Kabilesi
  • “Topraklarımın üstünde, çimenleri lekeleyecek kan istemiyorum. Toprağı temiz ve saf istiyorum. Bu yüzdendir ki benim halkımın arasına giren herkes barış içinde gelir, barış içinde gider.” -On Ayı Kabilesi
  •  “Dünyada her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır. Bu Kızılderililerin varlık teorisidir.” -Salish Kabilesi
  • “Doğanın içindeyken etrafınıza iyi bakın. Sesini duymayacağınız, öğretisini anlamayacağınız hiçbir şey yoktur.” – Nejuro Kabilesi
  • “Çocuklarımızın terbiyesi, onlara sakin oturmayı ve bundan zevk almayı öğretmekle başlar.Onlara koku alma organlarını kullanmak öğretilir, görecek hiçbir şey yokken bakmak öğretilir, her taraf sessizken dinlemek öğretilir.” – Siyu Kabilesi
  • “Çadırın içinde yere oturmuş, hayatı ve manasını düşünen, bütün yaratıklarla akrabalığı olduğunu kabul eden ve evrenin tek bir şey  olduğunu itiraf edena dam, iddia ederim ki medeniyetin özünü kavramıştır.” -Siyu Kabilesi.
  • “Toprak Ana ve ağaçlar, tüm düşünceleriniz ve yaptıklarınızın şahididir.” – Winnebago Kabilesi
  • “Büyük geniş ovaların, güzel tepelerin, kıvrılarak akan ırmakların vahşi olduğunu düşünmüyorduk biz. Yalnızca beyaz adama göre doğa vahşiydi ve yalnızca ona göre toprak vahşi hayvanlar ile vahşi insanlar tarafından istila edilmişti. Bizim için doğa vahşi değildi. Toprak cömertti, etrafımız  Yaratıcının bize verdiği nimetlerle doluydu. Bizim için doğa ancak doğudan beyaz adamlar gelip de ormandaki bütün hayvanlar, onun yayılmasından kaçışmaya başladığında, işte ancak o zaman bizim için doğa vahşi  oldu ve vahşi batı başlamış oldu.” -Siyu Kabilesi.
  •  “Bizim için dağlar, göller, ırmaklar, pınarlar, vadiler, ormanlar mükemmel güzelliklerdir. Kuşlar, böcekler ve hayvanlar yeryüzünü insanoğlunun anlayamayacağı bilgi ile doldurulmuşlardır. Biz doğa aşığıyız. Yeyüzünü, yeryüzüne ait her şeyi sevdik, sevgimiz yaşımızla birlikte büyüdü. Toprağa dokunmak deri için şifadır; yaşlılar ayakkabılarını çıkarıp toprak üzerinde çıplak yürürler. Bizim çadırlarımız toprak üzerinde kuruludur. Uçan kuşlar dinlenmek için toprağa gelirler. Yaşayan her şey için son durak topraktır. Toprak rahatlatır, kuvvetlendirir, temizler, tedavi eder.İşte bu yüzden yaşlılarımız, kendilerini topraktan uzaklaştıracak değnek gibi ayaklar üzerinde değil de, hala yere otururlar. Onlar için toprağa oturmak, uzanmak , daha derin düşünmenin, kuvvetli hissetmenin yoludur; böylece hayatın sırlarını daha açık görebilirler.” – Siyu Kabilesi
  • “Ben rüzgarın özgürce estiği, gün ışığının önünü kesen hiçbir engelin mevcut olmadığı bozkırlarda doğdum. Ben herkesin, her şeyin özgürce nefes alıp verdiği; duvarla, çitle, telle çevrilmemeş bozkırda doğdum.Orada ölmek istiyorum. Duvarların arasında değil.”  -Komançi Kabilesi
  • “Bitkilerin canlı olduğunu düşünürüz. Onların suyu, kanlarıdır. Doğar ve büyürler. Aynı gerçek, ağaçlar için de geçerlidir.her şey ölür. Her şey öldüğüne göre, her şey canlıdır. Her şey canlı olduğu için, her şeye hediyeler vermek, gönüllerini hoş tutmak gerekir.” -Pomo Kabilesi.
  • “Beyazlar hiçbir zaman toprağı,  geyikleri ye da ayıları umursamadılar. Biz Kızılderililer kökler diktiğimizde ve evler yaptığımızda küçük çukurlar açıyoruz. Çekirgeler için otları yaktığımızda hiçbir şeyi ziyan etmiyoruz. Meşe meyvelerini ve fıstıkları ağacı sallayarak düşürüyoruz. Ağaçları baltalayıp devirmiyoruz. Yalnızca kurumuş ağaçları kullanıyoruz. Ama beyazlar toprağı deşiyor, ağaçları söküyor ve her şeyi öldürüyorlar. Ağaç diyor ki,” Yapma.” Ama onlar onu baltalayıp kesiyorlar. Toprağın ruhu onlardan nefret ediyor. Onlar ağaçları parçalıyor ve en derinlere kadar oyuyorlar.” -Wintu Kabilesi
  • “Doğa Ana, size bir kere kucak açtığında, onun merhametli güzelliğinde büyümenin bilgeliği ile kendinizi her açıdan yetiştirebilirsiniz.” -Derigo Kabilesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir